3 Şubat 2013 Pazar

Makale Yazarlığı


 3 ay kadar önce hayatıma dahil olmuş olan makale yazarlığı konusundaki yazılarımdan birine daha girişirken, bunların makale yazmanın ne kadar muhteşem bir iş olduğunu ve insana büyük paralar kazandırabileceğini ima eden yazılara benzememesinin doğal karşılanmasını saygılarımla arz ederim. O tarz yazıların herhalde çok büyük bir kısmı, bünyesinde böyle yazarlar barındıran ve onlara yazı siparişleri veren firmalara aittir. Ve onlar tarafından piyasaya sürülen yazıların işin reklamını yapmaya dönük olması ne kadar normalse, benim yazdıklarımın öyle olmaması da o kadar normaldir. 




Ben kompozisyon yeteneğine, kelime hazinesine, temel yazım kuralları konusundaki bilgisine ve ortalama zekasına güvenerek bu işi yapabileceğini düşünen, yapabilmiş olan ve yapmaya devam eden bir kişiyim, o kadar. Amacım reklam yapmak veya ekibime yazar toplamak değil, düşüncelerimi ve tecrübelerimi aktarmak. Yazacağım konular için araştırma yaparken, webmaster sitelerinde başvurmayı düşünebileceğim makale siparişi ilanları ararken, yazıp dururken  gözlediğim, yaşadığım, hissettiğim şeyleri paylaşmak. Gerçi ben bir yazar ekibi oluşturacak olsam...kendimi webmaster sitelerinde 'şu kadar kişilik dev kadromuzla en iyisini biz yazarız, 15 yazı sipariş edene 3 yazı da bizden, yanında 1 paket de Antep fıstıklı çikolata takdim ediyoruz' falan derken düşünemiyorum. O kadar esip yağarken gülme gelir bana, o gülme yazıya da yansır, yazının ciddiyeti bozulur vs. =)


 Makale yazarlığı konusunda çok iddialı olan, bilmem hangi konudaki gelmiş geçmiş en iyi makaleyi yarım saatte çiziktirivereceğini söyleyen kişiler veya gruplar her zaman tuhafıma gidiyor. Reklam da böyle yapılır herhalde, ama bunların bazıları gerçekten çok uçmuş bir görüntü sergiliyor. Makale yazarı arayan bazı kişilerin de bunun farkında olduğunu sanıyorum; çünkü sağda solda çok sayıda 'Lütfen hakikaten yazabileceğine inanlar, istediğimiz konuda daha önce de yazmış olanlar başvursun; her şeyi yazabilen arkadaşlardan pek verim alamıyoruz' gibi ifadeler gördüm. =)

                                                             

 Ben her şeyi yazamam. Bazı konular çerez gibi geliyor mesela, ama bazıları zorluyor. Bir kısmı bayaa zorluyor, kimisi itici geliyor vs. Hiç de üstüne atlamayacağım, 'Yazarım ben, bunu da yazarım, hepsini yazarım, verin ben yazayım' demeyeceğim, hatta hakkında yazmamayı tercih edeceğim konular var. 

Özgün makale yazmak zor mu diye soracak olursanız bu kişiye göre değişir. Ben mesela, konu beni çok aşan bir şey değilse ve yararlanılacak kaynaklar da varsa kolayca yazı yazarım. Bunun bir kısmı doğuştan yetenekli olmakla ilgilidir sanırım, okumayı - yazmayı her zaman sevdim ve daha ilkokul çağlarında kendi çapımda bir şeyler yazardım. Meraklı, ilgili, araştırmayı ve kitap okumayı seven bir insansanız bu yeteneğiniz giderek gelişir. Kelime hazineniz zenginleşir, kitap okurken farklı yapılarda cümleler, değişik anlatım biçimleri falan gördüğünüz için daha ustalıklı ve kıvrak cümleler kurmaya başlarsınız. 

İşimi yaparken sadece yapabileceğim şeyleri vaat etmeye çalışıyorum. Açıkçası; bu konuda kendimi ve yazarlığımı metheden bir yazı yazmaya niyetlendikten sonra, gayet de güzel yaparım ben o reklamı. Fakat bu hiç içimden gelmiyor. Ne yapabileceksen onu söylemek ve yapabileceğinin de en iyisini yapmaya çalışmak; muazzam bir şeyler vaat edip de sonra mahcup olma riskini barındırmıyor. Ben böyle daha rahatım.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.

Ufak Tefek Cinayetler 29. Bölüm: Katil Ruhluyum Ama Olsun, Çok Da Zekiyim

Ufak Tefek Cinayetler dizisinin 28. bölümü Oya ile Merve'nin yaşadıkları araba kazasıyla sona ermişti. Merve, kemeri sıkıştığı için...