10 Ocak 2018 Çarşamba

Ufak Tefek Cinayetler 11. Bölüm: Pelin'in Dostluğu Buraya Kadar!


Popüler dizi Ufak Tefek Cinayetler 10. bölümün finalini dramatik bir olayla, Serhan'ın, evinde verilen yılbaşı partisi sırasında tutuklanıp götürülmesiyle yapmıştı. Bunun sebebi sahibi olduğu portföy şirketinde bir kaçak olmasıydı, birisi müşterilerin paralarını bir şekilde yavaş yavaş hortumluyordu. Serhan bunun farkındaydı fakat olayı henüz çözememişti. Ve şirketin başına bu işi getiren kişi, ortağı ve karısının kardeşi olan Rıza idi. Bir şeylerin patlak vereceğini fark eden Rıza yurt dışına kaçmıştı bile. Ufak Tefek Cinayetler 11. bölüm karakola götürülmekte olan Serhan'ın öğrencilik yıllarını hatırlamasıyla başladı. Yatılı okula gönderilen Serhan, varlıklı ailesinden ilgi ve sevgi görmeden büyümüştü. Hapse girmesi için yapılması gereken rutin işlemler yapılırken o yılları düşünüyordu. Durumundan haberdar edilmesini istediği hiç kimse yoktu. Ona hiç ilgi ve şefkat göstermeyen ailesiyle bağlarını yıllar önce koparmış, onları düğününe bile çağırmamıştı.



11. bölümde, olayın hemen ertesi günü olan 1 Ocak'ta Merve'nin evine kapandığını ve en yakın arkadaşlarından biri olan Arzu'ya bile kapıyı açmadığını gördük. Serhan mahkemeye çıkarıldı ve kaçma şüphesi olduğu için tutuklu olarak yargılanmasına karar verildi. Onun bu hale düşmesi Oya'yı da perişan etmişti. Fakat kendini toparlamayı başardı ve Emniyet Müdürü ile Serhan'ın durumunu görüşmeye gitti.


Oya pek çok hastası olan iyi bir doktordu ve müdürün kızının, kritik durumuna rağmen sağlıklı bir doğum yapmasını sağlayabilmişti. Ona minnettar olan Emniyet Müdürü dava hakkında bilgi verdi. Serhan'ın durumu oldukça zor görünüyordu.


Pelin'in nasıl kaypak ve güvenilmez bir arkadaş olduğu daha ilk başlarda belli oldu. Arkadaşının ve ailesinin yaşadığı sıkıntılar pek umurunda değildi. O zamana kadar dibinden ayrılmadığı Merve, zor duruma düşünce uzak durulması gereken biri haline gelmişti.

Tatil günü olmasına rağmen evinde duramayan Arzu fırlayıp şirkete gitti. Serhan'ın, telaş ve korku içinde olan yardımcısı Enver'i sakinleştirdi ve beraberce şirketin ertesi gün haberi duyacak olan müşterilerinin paniğe kapılmasını önleyecek bir yol bulmaya çalıştılar. Daha sonra onlara sakinleştirici mailler attılar. Aslında insanların ana paraları tehlikede değildi. Akıllı ve tedbirli olan Serhan müşterilerinin ana paralarını sigortalatmıştı.

Bu bölümde olaylar sandığımdan daha dramatik bir şekilde seyretti. Şirkette olup bitenleri öğrenen ve paralarını kaybettiklerini düşünen sitedeki kadınlar Merve'nin kapısına yığıldılar.


Onun içeride olduğunu biliyorlardı, kapıyı açmaması yüzünden iyice hırslandılar ve bağırıp çağırmakla yetinmeyip camlara taş atanlar da oldu. Merve en kötü kabuslarında bile kendini böyle bir pozisyonda görmemiştir herhalde.


Olaylar büyüyebilirdi ama Oya geldi ve akıllıca bir konuşmayla kadınları yatıştırıp uzaklaştırdı. Tuhaf bir sahneydi. Merve'nin hayatının canına okuduğu kız, 20 yıldan sonra Merve'yi çok zor bir durumdan kurtarıyor.


Kızları da evdeydi ama Merve onun olan biteni fark etmemesini sağlayabildi. Oya'ya siteden ayrılıp anne babasının Nişantaşı'ndaki evine gitmek istediğini söyledi ama siteden nasıl çıkacaktı? Oya bu sorunu da halletti. Arabasıyla götürdü onları.


Arzu, Enver'e şirketin önemli müşterilerinden biriyle bir toplantı ayarlamasını, iyi bir fikri olduğunu söylemişti. Bu fikir yeni bir şirket açmakmış meğerse. Enver'le birlikte küçük bir şirket açmayı ve Serhan'ın müşterilerinin bazılarının yatırımlarını idare etmeye başlamayı düşünmüş. Enver Serhan'ın kısa süre içinde aklanıp müşterilerinin kayıplarını telafi edeceği yönünde sözler söylerken o birden bu planını ortaya sürdü.


Bu akıllıca hamlenin  fırsatçılık koktuğunun farkındaydı ve içi tam olarak rahat değildi. Fakat kızı konuşmalarıyla onu rahatlattı. İnsan birinden duymak istediği şeyleri duyduğu zaman ikna olmaya daha meyilli olur - böyle bir durumdu.


Taylan ve Mehmet, Serhan'ın şirketinde paraları olduğu için çok endişeliydiler. Taylan bu konuda Pelin'e yalan söyledi ama firmada epeyce parası vardı.

Ufak Tefek Cinayetler 11. bölümde Merve ile Serhan'ın ilişkisinin nasıl başladığını da öğrendik.


Serhan'ın çok varlıklı bir ailenin tek oğlu olduğunu öğrenen şeytani zekalı Merve onun kişiliği ve hoşlandığı şeyler hakkında bilgi almış, bu biraz içine kapalı ve uyumsuz genci, kendisi de tıpkı onun gibi, onun sevdiği şeyleri seven biri imiş gibi davranarak etkilemişti.


Burcu Pelin'e gidip yalakalık yaptı. Ona Merve'nin devrinin artık kapandığı, bundan sonra sitenin yıldızının Pelin olacağı yönünde bir şeyler söyledi. Merve hakkında doldurmayı da ihmal etmedi tabii.


Pelin'in zaten aklından geçen şeylerdi bunlar ama Merve'nin safdışı olduğundan tam olarak emin olmadan adım atmaya cesareti yoktu. Burcu ise cemiyete Pelin'in kuyruğu olarak katılabileceğini düşünüyordu. Onu basamak yaptıktan sonra da kraliçe olabilmek için çalışmalara başlardı muhtemelen.



Olayların olayları kovaladığı bir bölümdü bu. Merve Oya, Pelin ve Arzu'yu annesinin evine davet edip her birinden farklı yardımlar istedi. Oya sitenin yönetim kurulu toplantısında, Arzu kadınları bir yemekte bir araya toplayarak, Pelin ise okul aile birliği toplantısında insanlara durumun çok kötü olmadığını, bir yanlış anlaşılma olduğunu, Serhan'ın yakında aklanıp hapisten çıkacağını söyleyeceklerdi.


Merve bu sohbet sırasında çok güvenli görünüyordu, sahneyi iyi hazırlamıştı. Öyle ki, Pelin onun gerçekten kötü durumda olup olmadığından tam emin olamadı sanki. Serhan'ın yakın zamanda serbest kalacağından eminmiş gibi konuştu. Oya ile Arzu'nun buna inandıklarını sanmıyorum, onlar durumu daha iyi biliyorlardı. Pelin ise hala tereddütlüydü. Tahta oturmaya kalkmadan önce eski kraliçenin iyice bittiğinden emin olması lazımdı.



Oya onun istediklerini yaptı, Arzu ise, yapmaya hazırlandı ama yapamadı. Çünkü Pelin, okuldaki toplantıda annelere olumsuz ve korkutucu sözler söylemişti. Böyle olunca Arzu'ya gidip Merve hakkında konuşmaya gerek görmediler. Pelin Okul Aile Birliği Başkanı seçildi bu arada.

Arzu'dan olanları öğrenen Merve çok sinirlendi, Nişantaşı'ndaki evden çıktı ve Sarmaşık Mahallesine geldi. Onu görenler çok kötü karşıladılar, kimse selam falan vermedi. Cilt bakımı için randevu almak istediği zaman da merkezin sahibi ona randevu vermedi.


Artık Merve'ye hizmet vermek istemiyordu, zira bu diğerlerinin kendisini dışlamasına ve işinin bozulmasına yol açardı.




Kendisini cezaevinde ziyarete gelen Oya ile görüşmeyi reddeden Serhan, geçirdiği bir panik atak krizi sırasında onu başında buldu. Görüşme talebi geri çevrilen Oya, oradan çıkmadan önce kurumun doktoruyla görüşüp Serhan'ın böyle bir sağlık riski olduğu bilgisini vermiş ve kartını bırakmıştı. Onu sakinleştirmeye çalışırken güzel şeyleri, mesela deniz kıyısında olduğunu hayal etmesini söyledi.


Serhan bu hayalin içine Oya'yı da koymuştu ve çok mutluydu...ta ki kızı ortaya çıkana kadar.


Edip bir gün Merve'yi görmek için Nişantaşı'na gitti. Merve ona saldırganca davrandı. Edip'in onların başına gelenlere sevindiğini düşünüyordu. Haklı mıydı bilmiyorum ama Edip böyle bir sebeple düğün bayram edecek birine benzemiyor. Evet, Oya'ya ve ona yıllar önce iftira atan ve büyük acılar çektiren bu kadın şimdi çok zor günler geçiriyordu. Dik durmak için elinden geleni yapsa da durumu kötüydü.


Ama Edip bundan zevk almış mıdır emin değilim. İnsan içinden hayatın arada bir adaletli de davrandığını düşünebilir ama sevinmek - o başka bir şey. Edip, Arzu kadar sevinmemiştir sanki mesela, bana öyle geliyor. Ne de Burcu'nun sevindiği kadar. İzleyici olarak Serhan'ın sahtekar olmadığını biliyoruz tabii, bir de o var. Suçsuz bir adam hapiste yatıyor sonuçta. Kendi hesabıma, Merve'yi sıkıntılı görmek beni rahatsız etmiyor ama onun işlemediği bir suç için hapiste yatıyor olmasından rahatsız oluyorum. Küçük kız var bir de. Şimdilik hiçbir şeyden haberi yok ama. Merve kızının olan bitenleri anlamaması için olağanüstü bir çaba gösterdi. Edip gitmeden önce Merve'ye durumuna kimin, ne kadar üzüldüğünü düşünmeyi bırakıp kendi hayatı için bir durum değerlendirmesi yapmasını tavsiye etti.


Mahalleye yaptığı son ziyarette yaşadığı olaylardan sonra Merve evini satmaya karar verdi. Serhan ona bunu yapması gerektiğinde büyük tepki vermiş ve reddetmişti ama artık Sarmaşık'ta barınamayacağını düşünmüştü herhalde.


Emlakçı evi Oya'ya, Arzu'ya ve Burcu'ya teklif etti. Oya evi almayı düşünmedi bile. Burcu çok heveslendi ve Mehmet'e bunun için baskı yaptı. Mehmet'le Arzu'nun kızları da çok istedi bunu.


Bir süreye sonra Merve'ye haber geldi: Ev satılmıştı. Merve onu kimin aldığını hemen öğrenemedi, evin yeni sahibi kimliğini şimdilik gizli tutmak istemişti.


Merve bunu mutlaka bilmek istiyordu. Beklenmedik bir şekilde Tapu Müdürlüğüne gitti ve evin yeni sahibiyle karşılaştı: Arzu idi bu. Çok varlıklı bir adam olan babasına yalvarmış ve onu ikna etmişti.

Evi Arzu'nun alması Merve'ye çok dokundu. Belli etmemeye çalıştı ama baya kötü oldu. Pelin de onu orada görünce çok şaşırmıştı ama renk vermemeye gayret etti. O anlarda çok hain görünüyordu. Merve çabucak satılmasını istediği için evi değerinden daha uygun bir fiyata satışa çıkarmıştı ve kankası bu fırsatın üstüne atlamıştı. İkisi, birbirlerinin gerçek dostu olmasalar da her zaman, her yerde beraberdiler. Pelin mahallenin en güzel evinin sahibi olmaktan dolayı çok mutluydu. Her zaman Merve'nin gerisinde kalmıştı, onun konumunu hep kıskanmıştı. Ekürisi olduğu kadına şahane bir gol atmış gibi hissediyordu galiba. Artık sitedeki evlerin en güzeli onundu ve yeni kraliçe de kendisiydi...veya ona öyle geliyordu. Bunu göreceğiz. Merve imzayı atınca Pelin çok sevinmişti, o ana kadar başına böyle şahane bir şey geldiğine inanamıyor gibiydi. Eve girdiğinden de hissettiği şiddetli zafer sarhoşluğundan bayılmak üzereydi adeta. Ama onun müthiş saadetinin çok uzun süreceğini sanmıyorum. 11. bölüm, Pelin'le Taylan'ın mutluluk içinde birbirlerine sarılmış olarak yeni evlerinin bahçesini seyrettikleri sahneyle sona erdi.


Merve'nin en yakın olduğu 2 kadından Arzu fırsattan istifade, sevine sevine evini aldı; Arzu ise, her ne kadar bunu çocukları için yaptığını düşünse de Serhan'ın bazı müşterilerini kendi kuracağı şirkete çekmeyi planladı. İçi çok rahat görünmüyor ama yaptı bunu. İşsiz kalmak üzereydi gerçekten de, yeni bir iş bulması da kolay olmayacaktı ama kızının söylediği de biraz doğruydu, krizi fırsata çevirmeye çalışıyordu, çok yakın bir arkadaşının yaşadığı bir krizi. Yine de o Pelin kadar çirkin bir insan değildi, Merve'ye, o kendisini toparlayana kadar kızıyla ilgilenebileceğini söylerken samimi idi mesela bence. Arzu ise, en ufak bir yardımda bulunmak şöyle dursun, okul toplantısında söylediği şeylerle arkadaşının durumunu daha da zorlaştırmaya, ortalıktan çekilip meydanı kendisine bırakmasını sağlamaya çalışmıştı. Şu veya bu düşünceyle, Merve'ye en samimi şekilde yardımcı olmaya çalışan kişi Oya idi - 20 yıl önce Merve yüzünden hayatı kararmış olan Oya.

Bakalım bundan sonra neler olacak?








1. bölüm için tıklayın

2. bölüm için tıklayın

3. bölüm için tıklayın

4. bölüm için tıklayın

5. bölüm için tıklayın

6. bölüm için tıklayın

7. bölüm için tıklayın

8. bölüm için tıklayın

9. bölüm için tıklayın

10. bölüm için tıklayın


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.

Ufak Tefek Cinayetler 29. Bölüm: Katil Ruhluyum Ama Olsun, Çok Da Zekiyim

Ufak Tefek Cinayetler dizisinin 28. bölümü Oya ile Merve'nin yaşadıkları araba kazasıyla sona ermişti. Merve, kemeri sıkıştığı için...