19 Mart 2018 Pazartesi

Ufak Tefek Cinayetler 20. Bölüm: Oya'yı Öldürmek İsteyen Kim?


Ufak Tefek Cinayetler dizisinin 19. bölümünün finalinde Oya, Merve ve Pelin aynı masada idiler ve Pelin Oya ile Serhan'ın ilişkisini açık etmek niyetindeydi. Bu sırada, komiserle yardımcısı da Sarmaşık'ta gerçekleşen bir olay yüzünden siteye gelmişlerdi. Kafede oturmuş, insanların  konuşmalarını dinliyorlardı. Ufak Tefek Cinayetler 20. bölüm başlarken bölümün, 19. bölümde de verilen bir sahnesini de gördük: Oya bir buzluğun içine kilitlenmişti. "Kimse yok mu?" diye bağırıyor ama sesini kimseye duyuramıyordu. Sonunda bir kadın kapıyı açıp onu gördüğünde, baygın durumdaydı. Bu olay, 4 kadının kafede konuşmasından 2 gün sonra gerçekleşmişti.


Pelin, Merve ve Oya birbirlerini iğneleyerek sevimsiz ve gergin bir konuşma yapıyorlardı. Pelin Oya'dan bir açıklama beklediğini söyleyince Merve konunun kendi evinde gerçekleştirdiği sahte hırsızlık olayının delillerinin bulunduğu çöp poşeti olduğunu sandı. Oya'nın Pelin'den aldığı poşeti elleriyle kendisine geri verdiğini söyledi. Bu Pelin'i çok şaşırttı. O da Merve'ye kendisinin sitenin cilt bakım merkezinden hizmet almasını engellemesinin hesabını sordu. Merve Pelin ile Oya arasındaki meseleleri söz konusu edince Pelin artık Oya ile aralarında Taylan dahil herhangi bir sorun olmadığını söyledi.

Tam Pelin bir şeyler anlatmaya başlayacağı sırada Arzu da yanlarına geldi. O da Merve'ye Nilay'ın okul gezisini sabote etmesinin hesabını sordu. Masada birinin eksik olduğunu söyledi, Burcu idi bu. Bunun üzerine Oya bunun planlı bir buluşma olmadığını söyledi. Sonra Merve ile Arzu atıştılar. Zaten masada hep bir gerginlik, hep bir atışma havası vardı. Arzu Merve'nin evine giren hırsız konusunu öne sürüp duruyor, Merve ise bu konudan kaçıyordu. Arzu ona kendisinin evine gönderdiği hırsızı, yani Burcu'yu da hatırlattı. Merve de Pelin'e Taylan evi terk ettiği zaman oynadığı intihar oyununu hatırlattı.

O sırada kafeye giren Taylan, 4 kadını bir arada görünce şaşırmıştı. O da Edip'le biraz sohbet etti.



Kadınların masasında konular bitmiyordu. Pelin poşet meselesini Arzu'ya da anlattı. Merve'ye göre Oya ahlaklı bir şekilde davranmıştı, Arzu'ya göre ise sinsi bir insandı çünkü bunu kesinlikle yapmayacağını söylediği halde Burcu'nun doktoru olmuştu. Pelin Oya'ya Burcu ile ne gibi bir ilgisi olduğunu sordu.

Bu sahnelerin arasında kızların liseye giderken sık sık iskambil kağıtlarıyla blöf oyunu oynadıklarını ve Oya'nın ne zaman blöf yapıp, ne zaman yapmadığını anlamanın kolay olmadığını öğrendik. Taylan da bunu Edip'e anlattı.

Oya Burcu ile arasındaki meseleyi onlara anlatamayacağını söyledi, çünkü doktor - hasta gizliliği diye bir şey vardı.


O anda, az önce birbirlerinin gözünü oyacakmış gibi görünen 3 kadın Oya'ya karşı ittifak halinde görünüyorlardı. Bunun üzerine Oya bu şer birliğinin kolay kolay bozulmayacağını söyledi. Merve de  hepsini bir masada toplayıp liseye giderken yaşadıkları olayı anlattığı halde çevresindeki ailelerin dağılmadığını, ama Oya'nın yapayalnız kaldığını belirtti.


Masadan önce Merve Aksak kalktı. Kalkarken Arzu'ya Pelin'in Burcu ile görüşmeye devam ettiğini, Oya'nın da Burcu'nun doktoru olduğunu hatırlatmayı ihmal etmedi. Arzu da kalkarken Oya'ya Merve'den bir farkı olmadığını söyledi. Masada sadece Oya ile Pelin kalmıştı. Pelin ona, çöp poşetini neden Merve'ye geri verdiğini sordu. Oya, böyle şeyler yapmaktan hoşlanmadığını söyledi. O Pelin'in düşündüğü gibi biri değildi, bir Merve değildi. Pelin masadan kalkarken ikinci defadır planlarına engel olduğunu, bir hata daha yaparsa Oya'yı öldüreceğini söyledi. Kalkarken hepsinin ayrı ayrı fırçaladığı Oya, masada tek başına kalmıştı.

O sırada polis sorgusunda, 3 kadının da Oya'yı buzluğa kapamak için bir sebebi olduğu konuşuluyordu.



Ama bir de Burcu vardı ve o çok tehlikeli bir kadındı. Kendi kendine, "Oya'yı öldürsem mi?" diye düşünüyordu. Telefonda konuşmakta olan Mehmet'in ağzından "Muayene" lafının çıktığını duyunca ödü koptu. Oya'nın aradığını sanmıştı ama Mehmet işiyle ilgili bir gümrük muayenesi olayından söz ediyordu.


Burcu ağlamaya başladı. Bunun nedenini soran Mehmet'e Sarmaşık'taki kadınların hamile olduğunu öğrendiklerini ve ona kötü kötü baktıklarını söyledi. Zaten yuva yıkan kadın pozisyonundaydı, bi de gayrimeşru çocuk mu doğursundu?

Bebek beklediğini sandığı sevgilisini bu halde görmek Mehmet'i üzmüştü. Onun "Evlenelim" demesinin üstünde fazla durmadı, durumu idare etmeye çalıştı. Ama az sonra Burcu'nun yıldırım nikah yaptırma teklifini kabul etti. Hiç zaman kaybetmeden gidip tarih aldılar.



Mehmet arkadaşlar arasında, sade bir düğün düşünüyordu ama Burcu gösterişli bir düğün yapmak niyetindeydi.

Mehmet, Arzu'nun bu haberi kendisinden duyması gerektiğini düşündü ve hemen onunla görüşmek için harekete geçti. O sırada Arzu ofisindeydi ve Enver'e gayet iyi olduğunu söylese de, aslında sinirliydi. Burcu ise keyif içinde düğün mekanı olarak Sarmaşık'ta bir yeri ayarlamaya çalışıyordu. Görevli kız ona bunun için haber verecekti. Burcu onunla konuşurken kendisinden Mehmet Kaymaz'ın eşi olarak söz etti. Tam kız ondan telefon numarasını isterken bir arkadaşıyla karşılaştı ve görüşmeden çıktı.

Arzu ile konuşmak için yola çıkmış olan Mehmet onu arayıp duruyordu. Ama Arzu onun çağrılarını duymamıştı. O sıralarda, hatırını soran Enver'e ne kadar iyi olduğunu, bir sıkıntısı olmadığını, kafasını hiçbir şeye takmadığını falan anlatmakla meşguldü.

Organizasyon şirketinde çalışan kız Burcu'nun telefon numarasını alamamıştı. Ama Mehmet Kaymaz'ın eşi olarak araştırınca karşısına Arzu'nun ismi çıkınca onu aradı. Arzu onu telefonunu da duymamıştı ama arama kaydında görünce geri döndü. Böylece Mehmet'le Burcu'nun evleneceklerini öğrenmiş oldu. Mehmet ofisine geldiğinde şoktaydı. Kendisine bir şeyler söylemesine fırsat vermeden, onu  tokatlayıp ofisten fırladı. 


Yediği tokat yüzünden şaşkına dönmüş olan Mehmet de az sonra çıktı. Etrafına bakındı ama Arzu'yu göremedi.

Arzu sokaklarda arabalara, insanlara dikkat etmeden dikkatsiz bir şekilde yürüyordu. Şoka girmişti. Bir yandan da Burcu'nun daha önce kendisine söylediği sözleri düşünüyordu. Kız ona kaybedeceğini, evini de, ailesini de alacağını söylemişti.



Oya klinikte oyalanmak için, anlamsız bir şekilde hasta dosyalarını düzenlerken asistanı İlhami yanına geldi. Oya'nın davranışlarını garip bulmuştu. Ona bir fatura verdi. Bu, Serhan'ın Oya'nın daha önce bir konferans için gelmiş olan misafirlerinin kaldığı otelin faturası idi. Bunu Oya ödeyecekti ama müdürle görüşüp oteli ayarlayan Serhan olduğu için fatura onun adına kesilmişti. Oya bu konuyu Serhan'la konuşmalıydı. Asistanından Serhan'ın ofisini arayıp oraya gideceğini haber vermesini istedi.

Taylan, bir erkek giyim mağazasında Mehmet ve oğlu Ayaz'la buluştu. Bu randevuyu Serhan ayarlamıştı. Mehmet'e bir damatlık ve oğluna da onunkiyle düğün için kıyafet bakılacaktı. Mehhet durgun görünüyordu. Taylan bir bahaneyle Ayaz'ı yanlarından uzaklaştırdı. 2 erkek biraz konuştular. Mehmet aklının Arzu'da olduğunu söyleyince Taylan ona artık bu durumun tadının kaçtığını, evlenme kararı aldığına göre Burcu'ya odaklanması gerektiğini söyledi. Az sonra Serhan da yanlarına geldi.

Merve, sitenin işlerine bakan kişilerden birini arayarak birkaç talimat verdi. Adam şaşırdı, Merve'nin istediği site sakinlerini mağdur edecek bir şeydi. Ama yine de kabul etti. Merve'nin amacı Oya'nın keyfini kaçırmaktı.

Mehmet Taylan ve Serhan'la beraber damatlık provasında iken Oya da Serhan'ın işyerine gitmişti. Serhan telefonda bu haberi alınca diğerlerinden gitmek için izin istedi.


Serhan işyerine gitti. Oya ile karşılaştıklarında, son zamanlarda arada bir olduğu gibi, bir süre yanın yanık bakıştılar. Sonra Serhan'ın ofisine çıktılar. Bir süre sessiz kaldılar. Serhan konunun ne olduğunu sorduğunda, Oya fatura meselesini açıkladı. Başka bir şey var mı, diye sordu Serhan. Hayır, yoktu.

Serhan Oya'yı uğurlayıp ofisine geri döndükten sonra bir süre onu düşündü.



Oya, koşu pistine gideceği zaman, pistin bakıma alındığını öğrendi ve buna anlam veremedi. Site yönetim kurulundan Orkun'la karşılaştı ve bunun Merve'nin işi olduğunu öğrendi. Yüzmeye gitmeyi düşündü ama havuz da bakımdaydı. Merve bunları, sırf Oya'nın sporu sevdiğini bildiği için ayarlamıştı.

Mehmet ile Burcu'nun düğün davetiyeleri hazırdı. Pelin ve Merve'ye de davetiye geldi tabii. Ama düğüne gitmeyi düşünmüyorlardı, Burcu artık pek umurlarında değildi.

Merve ile Pelin okulun önünde karşılaştılar. İkisi de, bir zamanlar okuldan atılmasına sebep oldukları Tunç Öğretmenin Sarmaşık'a gelmiş olduğunun ve onları izlemeye başladığının farkında değildiler.


Onlar çocuklarını beklerken 2 çocuk da sınıfta Mila'nın doğum gününden söz ediyorlardı. Berk, Mila'nın doğum gününe davet edilmediği için üzgündü. Merve, Pelin ile araları bozuk olduğundan, Berk için davetiye hazırlamamıştı.


Tunç, Merve ile Pelin'i izlemeye devam ediyordu.


Pelin oğluyla beraber eve giderken onun Mila'nın doğum günüyle ilgili sıkıntısını öğrendi. Arabasıyla Merve'yi sıkıştırdı, korkuttu ve sonunda önüne doğru sürerek durmak zorunda bıraktı. 2 kadın biraz tartıştılar. Pelin Merve'yi Serhan onu terk ettiği için etrafa saldırmakla suçladı. Ona, Merve'nin haberdar olmadığı ama kendisinin bildiği şeyler olduğunu söyledi.



Tunç, gizlice Pelin'in evine girmişti. Onun kocasıyla çekilmiş fotoğraflarından birini yere atıp ayağıyla ezdi. Pelin'le Berk eve gelince saklandı.


Pelin'in kafasında bir plan şekillenmeye başlamıştı. Çöp kutusuna attığı düğün davetiyesini çıkardı. Burcu'yu arayıp düğüne geleceğini söyledi. Unutulmaz bir düğün olacaktı bu.

O sırada Tunç Pelin'in evinden çıktı. Pelin onun çıkardığı sesi duydu ama bunun kapatmayı unuttuğu bir kapının sesi olduğunu zannetti. Yerdeki fotoğrafı görünce onun düşmüş olduğunu sandı.

Burcu Merve'yi aradı ve davetiyesini alıp almadığını sordu. Bu arada Pelin'in geleceğini, çok heyecanlı olduğunu ve  bir şampanya patlatacağını da söyledi. Bu haber Merve'yi şaşırtmış ve işkillendirmişti. Bunun üzerine o da düğüne gitmeye karar verdi.

Bunlar olurken Tunç hep oralardaydı. Belli ki onun da bir intikam planı vardı.



Nilay annesine, babasıyla Burcu'nun düğün davetiyesini görüp görmediğini sordu. Düğün tam da Sarmaşık'ın göbeğinde yapılacaktı. Nilay pek kimse gitmez diye düşünüyordu. Ama Arzu bundan emin değildi.


Mehmet, Taylan ve Serhan Sigar Kulüp'de sohbet ediyorlardı.


Mehmet Burcu'nun gebeliği konusunda çok kayıtsız olduğunu, ne zaman doktora götürmek istese bir bahane bulduğunu anlatıyordu. Mehmet, çok yakında evlenecek biri olarak çok isteksiz görünüyordu. O sırada Oya da kulübe geldi ve onları gördü. Edip'in yanına gitti.


Sarmaşık'ın esas kadınlarının arası bozuktu. Dördü de, sağda solda karşılaştıkları zaman birbirlerine kuşkuyla, antipati ve kızgınlıkla bakıyorlardı.

Edip kulüpte Oya ile konuşurken ona Burcu ile Mehmet'in evleneceklerini söyledi. Üstelik düğün yarın gerçekleşecekti. Oya şaşırmış ve Mehmet'e Burcu'nun gebe olmadığını hemen söylememekle hata yaptığını anlamıştı. Mehmet'le konuşması gerekiyordu. Sohbet eden 3 erkeğin yanına gitti.


O Mehmet'e bir şey söyleyemeden Serhan Oya ile dışarıda konuşması gerektiğini söyledi. İkisi dışarıya çıktılar. Taylan onların Oya'nın parasının işletilmesi hakkında görüşeceklerini  düşünüyordu. Mehmet ise Oya'nın kendisine bir şey söylemek istediğini düşünmüştü.



Dışarıya çıktıkları zaman Serhan Oya'ya bir makbuz uzattı. Bu, daha önce Oya'nın ona getirdiği faturayla ilgili bir belgeydi. O görüşmede Serhan'ın Oya'ya sorduğu soruyu bu kez de Oya Serhan'a sordu: Başka bir şey var mıydı? "Başka bir şey yok artık biliyorsun" dedi Serhan.


Oya üzgündü. Dalgın bir halde kulüpten uzaklaşmaya başladı. Edip ona seslendi ama o duymadı.



O gece Taylan karısına Oya ile Serhan'dan söz etti. Onlarla ilgili bir şeyi çözmüş gibi konuşunca Pelin şaşırdı. Ama Taylan Oya'nın çok parası olduğundan ve yatırımları için Serhan'dan yardım aldığından söz etti. Taylan'ı heyecanlandıran bu durumun Pelin için herhangi bir değeri yoktu.

Pelin Oya'ya çok sinir oluyordu artık. Yarın düğünde Pelin'in planını engelleyecek bir şey yaparsa onu Merve'den önce kendisi kesecekti.

Sigar Kulübün kapanmasına az bir zaman kalmıştı ki Tunç içeri girip bir içki istedi. Edip'le aralarında kısa bir konuşma oldu. Edip, birbirlerine benzediklerini düşündü. İkisi de öğretmendi ama bazı talihsizlikler yüzünden mesleklerini yapamıyorlardı.

Arzu, kızı Nilay'la konuşurken ona Oya'dan artık hoşlanmadığını söyledi.

Merve, çiçeklerini sularken Pelin'in düğünde ne yapacağını düşünüyordu.

Pelin ise Oya'nın planını bozabileceğinden korkuyordu.

Arzu hepsine, ama en çok da Oya'ya kızgındı.

Burcu, Oya yüzünden kendini tehdit altında hissediyordu.

Her birinin Oya'dan kurtulmayı istemek için bir sebebi var gibiydi.


Gece saatleriydi. Burcu evde, ertesi gün evlenecek olmanın mutluluğu içindeydi. Oya evindeydi. Mehmet'le bir türlü konuşamamıştı. Ona, ertesi gün görüşmek istediğini belirten bir mesaj attı. Mehmet yukarıdaydı, huzursuzdu, yatağında dönüp duruyordu. Telefonu alt katta, Burcu'nun yanındaydı. Burcu telefona baktı ve Oya'dan gelen mesajı gördü. Bu sorunu çözmek zorundaydı.


Mehmet'in telefonunu kırdı ve düşüp parçalanmış görüntüsü verecek şekilde bir yere koydu. Sonra yukarıya, onun yanına çıktı. Çok mutluydu. Mehmet uyanıktı ama onunla konuşmamak için uyuyor gibi yaptı.



O gece Arzu duyduğu bir ses yüzünden uykusundan uyandı. Karşısında Mehmet'i görünce korktu. Mehmet onu yatıştırdıktan sonra kendisine yardım etmesini istedi.


Gitmek istemediği bir yöne doğru sürükleniyordu ve geri dönmeye cesareti yoktu. Arzu'ya onu bu mengeneden kurtarması için yalvardı.



Düğün mekanında hazırlıklar neredeyse tamamdı. Burcu'ya gelin makyajı yapılıyordu.

Oya kliniğine gitmişti ve epeyce hastası vardı. İşine başlamadan önce İlhan', Mehmet Kaymaz'a ulaşmaları gerektiğini söyledi. İlhan Mehmet'i arayıp durmaya başladı, ama telefonu hep kapalıydı.

Mehmet'in damat tıraşı tamamlanmıştı. Taylan onun yanındaydı.

Pelin ve Merve düğün için hazırlanıyorlardı. Pelin evden çıkarken Tunç dışarıdaydı, onu gözlüyordu.

Arzu eve geldiğinde oğlu düğün için giyinmişti. Nilay ise, tepkisini beli etmek için günlük bir kıyafet giymişti. Genç kız düğüne gidip gitmemek konusunda kararsızdı. Annesine danıştı ama Arzu bunun onun kararı olması gerektiğini söyledi. Nilay bir arkadaşını arayıp sinema planı yaptı. Babasının düğününe katılmamaya karar vermişti.



Davetliler düğüne gelmeye başladıkları sırada Oya hala klinikte idi. Hastalarından birinin durumu acildi, sancısı vardı. İlhan hala Mehmet'e ulaşamamıştı. Oya, sancısı olan hastanın doğum yapmasının yaklaştığını anladı. Kadının hastaneye gitmesi gerekiyordu. Oya da onunla beraber gitti.

Serhan Mehmet'in yanına geldi. Mehmet, o sırada gelinin adını soran bir görevliye yanlışlıkla Burcu yerine Arzu dedi.

Merve evinden çıkarken Tunç'un gizlice kendisini seyrettiğini bilmiyordu.

Arzu evde, gece Mehmet'in kendisine söylediklerini düşünüyordu. Bir yandan da Pelin'in bazı sözleri aklına geldi. Oya ile ikisinin pasif olduklarını söylemişti. Mutfağından öfke içinde çıktı.

Davetliler düğüne gelmeye devam ediyorlardı. Pelin ile Merve de geldiler. Birbirlerini görünce manalı manalı bakıştılar.

Arzu evde giyinip süsleniyordu. Düğüne gitmeye karar vermişti. Kıyafet olarak koyu kırmızı renkli, oldukça dekolte bir elbise seçmişti.


İçeriye girdiği zaman herkes çok şaşırdı ve aralarında ondan söz etmeye başladılar. Arzu kendisini karşılayan görevliye damadın eski eşi olduğunu söyledi ve gidip oğlunun yanına oturdu.



Merve'nin yardımcısı Raşel evde yalnız olduğunu sanıyordu ama Tunç da oradaydı, gizlice içeriye girmişti. Raşel mutfakta bir şeylerle uğraşırken o da evde dolaşıyordu.

Gelinliğini giymiş olan Burcu çok heyecanlıydı. Sarmaşık'ta yıl boyunca konuşulacak muhteşem bir düğünün hayalini kuruyordu ve hayalinin gerçekleşmesine çok az zaman kalmıştı...veya öyle sanıyordu. Arkadaşı Ece yanına gelip Arzu'nun salonda olduğunu ve herkesin onu konuştuğunu söyleyince sinirlendi ve fırlayıp Mehmet'i bulmaya gitti.


Burcu bağıra çağıra yanına geldiği zaman Mehmet Taylan'la beraberdi. Burcu ona Arzu'nun geldiğini ve düğününü mahvedebileceğini söyledi, bu konuda bir şeyler yapmalıydı. Taylan da şaşırmıştı. Burcu çıkınca Mehmet ona Arzu'dan imdat istediğini açıkladı.



Oya klinikte idi. İlhan'ın Mehmet'e ulaşamadığını öğrendi, telefonu hep kapalıydı. Artık düğün mekanına gidip Mehmet'e gerçeği söylemekten başka çaresi kalmamıştı.

Arzu düğün salonunda art arda içki içiyordu. Mehmet insanların içinde yanına gidip onu kovacak değildi. Burcu, düğün gününde bu konuyla tadını kaçırmamaya karar verdi.

O sıra da Oya da geldi. Arzu, Pelin ve Merve onu gördüler. Oya gelinle damadın nerede olduğun sordu. Pelin onu durdurmaya çalıştı, planını bozacağından korkuyordu. Oya gelmesinin onunla ilgisi olmadığını söyledi. O sırada Burcu da kameralardan Oya'nın geldiğini gördü ve hemen neden geldiğini tahmin etti tabii.

Oya içeriye gittiği sırada Arzu, Pelin ve Merve de masalarından kalkıp içeriye doğru yürüdüler.


O sırada biri Oya'yı durdurdu ve acil bir durum olduğunu, birinin mutfak tarafında kendisini beklediğini söyledi. Oya mutfağı sora sora yürümeye başladı. O sırada bulunduğu yerdeki ışıklar söndü. Korkmaya başlamıştı ama sakin kalmaya çalıştı. Bir yandan da "Kimse var mı?" diye sesleniyordu ama kimse ona cevap vermiyordu.

Birden Oya'nın arkasından biri geçti. Bir kapı kapandı. Oya'nın telefonu yere düştü. Hemen sonra, birisi onu bir yere doğru itti ve kapıyı kapatıp arkadan kilitledi. Kendini savunmaya çalışırken saldırganın bileğinden bir şey kopardı. Oya şimdi orada hapis kalmıştı.

O sıralarda Pelin ve Merve salona döndüler. İkisi de gergin görünüyordu. Merve Pelin'i bir işaretle çağırdı ve bir köşede konuşmaya başladılar.


Pelin Merve'yi Serhan'la ayrılmak üzere olduklarını açık etmekle tehdit etti. Belki söyleyeceği başka şeyler de olabilirdi. Merve ona bunu kesinlikle yapmamasını, yaparsa karşılıksız bırakmayacağını söyledi.


Oya kilitli kaldığı yerde bağırıyor, kapıya vuruyor, yardım istiyordu. Burası buzluk gibi bir yerdi, çok soğuktu. Üşümeye de başlamıştı.

Arzu ne kadar sinirli olduğunu saklamaya çalışarak salona döndüğü sırada Pelin ile Merve konuşmaya devam ediyorlardı. Arzu da onların yanına gitti.


Oya artık çok fazla üşüyordu. Donuyordu hatta. Isı eksi 22 derece idi. Isınmak için ne yaparsa yapsın fayda etmiyordu.


Pelin, Merve ve Arzu yerlerine döndüler. Arzu da, Pelin de bıçakla kadehlerine vurmaya başladılar. İkisi de bir şeyler söyleyecek, bir olay yaratacak gibi görünüyorlardı. O sırada müzik başladı. Gelinle damat salona geliyorlardı. Arzu da, Pelin de durmak zorunda kaldılar.

Burcu ile Mehmet nikah masasına oturdular. Sevgilisiyle istemeyerek evlenmek üzere olan Mehmet'in aklı Arzu'da idi, ikisi birbirlerini süzüp duruyorlardı. Mehmet, nikah memurunun sorularına hemen cevap veremedi.


O sırada Merve'nin evinde Raşel bir ses duymuş ve korkmuştu. Telefona doğru koştu ama Tunç başına vurarak onu bayılttı.


Düğün salonunda çalışan bir kadın buzluğa geldi. Kapıyı açtığında Oya baygın vaziyette önüne düşünce çığlığı bastı. Attığı çığlık salondan duyulmuştu. İnsanlar bu feryadın sebebini merak ediyor, yerlerinden kalkıyorlardı.


Ufak Tefek Cinayetler 20. bölüm sona ererken Burcu çok tedirgin görünüyordu. Arada bileğine baktığı da gözden kaçmıyordu.











































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.

Ufak Tefek Cinayetler 29. Bölüm: Katil Ruhluyum Ama Olsun, Çok Da Zekiyim

Ufak Tefek Cinayetler dizisinin 28. bölümü Oya ile Merve'nin yaşadıkları araba kazasıyla sona ermişti. Merve, kemeri sıkıştığı için...