28 Aralık 2017 Perşembe

Ufak Tefek Cinayetler 1. Bölüm: 20 Yıldan Sonra İlk Karşılaşmalar


Başrollerinde Gökçe Bahadır, Aslıhan Gürbüz, Bade İşçil, Tülin Özer, Mert Fırat, Selim Bayraktar, Ferit Aktuğ, Yıldıray Şahinler, Duygu Sarışın, Tansu Biçer ve Hayal Köseoğlu'nun oynadığı Ufak Tefek Cinayetler 1. bölümü ile izleyicilere üst gelir grubundan insanların yaşadığı bir mahallede, Sarmaşık Mahallesinde yaşanan entrika ve gerilim dolu olaylarla dolu bir hikaye vaat etti. Bölüm olayların bittiği yerden başladı: Bu zengin muhitte, sitenin en güzel evi olan Merve - Serhan çiftinin evinde verilen bir partide birisi camdan aşağıya düşmüştü, ama izleyiciye onun kim olduğu bildirilmedi. Olayları, bir komiser ve komiser yardımcısının insanları sorgulamaları sırasında anlatılan hikayeler aracılığıyla anlayacaktık.


Dizinin esas kadınları lisede iken birbirlerinden hemen hiç ayrılmayan Oya, Merve, Arzu ve Pelin dörtlüsü idi.



Bu dörtlü, 20 yıldan sonra ilk defa lise müdürünün cenaze töreninde bir araya geldiler. Merve, Arzu ve Pelin hala aynı muhitte yaşıyorlardı ama Oya, lise yıllarında yaşadıkları çok kötü bir olaydan sonra oradan ayrılmıştı. Bu olay dörtlünün birbirinden kopmasına, Oya'nın okuldan, sevgilisinden ve doğup büyüdüğü yerden ayrılmasına, okulun öğretmenlerinden Edip'in meslekten ihraç edilmesine yol açan bir iftira olayı idi. Diğer 3 kız Oya'ya ve Edip'e ikisinin de hayatını altüst eden büyük bir kötülük yapmışlardı. Oya, olanlardan sonra bir intihar girişiminde bulunmuş ve bundan dolayı bir gün anne olabilmesi ihtimali ortadan kalkmıştı. Ama 20 yıl sonra ilk defa karşılaştıklarında birbirlerine hiç de düşmanca davranmadılar, hatta kucaklaşıp öpüştüler bile.


Oya dışında hepsi evlenmişti. Arzu'nun 2, diğerlerinin birer çocuğu vardı. Pelin, Oya'nın lise yıllarındaki sevgilisi olan Taylan'la evlenmişti. Taylan şimdi kayınpederinin firmasında çalışıyordu. Öğrenciyken Pelin ona aşıktı ve Oya'yla ilişkilerini kıskanıyordu. Merve üst sınıftan bir ailenin oğlu olan Serhan'la evlenmiş ve yaşadığı sitenin kraliçesi gibi bir şey olmuştu. Sitedeki mimari düzenlemeler, organizasyonlar, çeşitli sosyal etkinlikler; her şey ondan soruluyordu. Eşi Serhan çocukluğunu ailesinden sevgi ve ilgi görmeden geçirmişti, bu yüzden olsa gerek, soğuk duruşlu bir adamdı. Ve Merve'nin az da olsa çekindiği tek kişi. Serhan, ailesinin kendine yaptığının tersine, kızına karşı gayet sıcak ve ilgili bir babaydı bu arada. Kendi şirketi vardı, site sakinlerinin paralarını yönetiyordu. 



Arzu ise Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapan Mehmet'le evliydi. Eşi onu aldatıyordu ve Arzu bundan kuşkulanmaya başlamıştı. Bu konuda Pelin'le dertleşti ama o ve Merve olayı biliyorlardı aslında. Mehmet karısını onlara pilates dersi veren Burcu ile aldatıyordu. Pelin de Oya'yı kıskanıyordu bu arada. Taylan ve Oya, lise çağlarında iyi anlaşan ve birbirlerine yakışan bir çifttiler - o iftira ayrılmalarına sebep olana kadar. 




Üçü de varlık içinde, gayet rahat hayatlar sürüyorlardı. Oya kadın doğum doktoru olmuştu. Aralarında çalışan tek kadın oydu ve onun durumu da iyiydi. Yıllar sonra öğretmeni Edip'i bulmuş ve onunla yakın dost olmuştu. İkisi sık sık bir araya geliyorlardı. Onunla bu karşılaşma hakkında da konuştu. Edip ona diğerleriyle neden yakınlaştığını, derdinin intikam almak mı olduğunu sorduğu zaman verdiği cevap, derdinin intikam olmadığıydı. Onları merak etmiş, yaptıkları korkunç şeyden sonra kötü bir halde olduklarını görmeyi ummuştu - ama durum hiç öyle görünmüyordu. 


Arzu ve Pelin Oya'nın 20 yıl önce olup bitenleri unuttuğundan emin değildiler. Unutulacak bir gün değildi o aslında.



1996 yılında Oya, Merve, Pelin, Arzu ve Taylan aynı lisede okurken ve Oya ile Taylan sevgiliyken düzenlenen bir okul pikniği sırasında 4 kız diğerlerinden ayrılıp yakınlardaki bir göle gittiler ve suya girdiler. Oya'nın bir şakasından dolayı diğerleri ona bozuldular ve orantısız, korkunç bir karşılık verdiler. Sudan çıktılar ve giderken Oya'nın kıyafetlerini de götürdüler. Sonra Edip'in yanına koşup gölde kötü bir şeyler olduğunu, gidip bakması gerektiğini söylediler. Göle giden Edip Oya'yı suyun içinde buldu. Kız durumu ona açıklayınca gidip bir örtü getirdi ve sudan çıkan Oya'ya, üstüne alması için uzattı. Tam o anda, diğer 3 kızın çağrısıyla diğer öğrenciler ve öğretmenler de gölün kıyısına geldiler. Merve, Arzu ve Pelin Oya ile Edip arasında bir ilişki varmış gibi tepki verdiler ve diğerlerini de buna inandırdılar. Kızlar, müdürle konuşurken ikisinin arasında bir şey olduğunu zaten biraz biliyormuş gibi davrandılar - bu konuda sadece Arzu biraz tereddüt etti. Oya, müdürü büyük bir iftiraya uğradığına inandıramadı. Edip'in "Beni boşverin ama genç bir kızın hayatını bu şekilde karartmayın" tarzındaki yalvarmaları da fayda etmedi. Zaten Edip'in okuldaki popülaritesini kıskanan ve onun kendi makamında gözü olabileceğini düşünen müdür ikisini de dinlemedi. 






İlk gençlik çağlarından beri hepsini tanıyan bir müzisyen polislere arkadaşlarının Oya'ya neden böyle korkunç bir şeyler yaptıkları hakkında bir şeyler anlattı. Bu, belki onların kişilikleriyle de ilgiliydi. Ama aynı zamanda Oya'da onları rahatsız eden, kıskançlık duygusu uyandıran bir şeyler vardı. 




Bu olaydan sonra ilk defa karşılaşan Oya, Merve, Pelin ve Arzu tekrar görüşmeye başladılar. Birlikte oldukları bir gün, Oya'nın ev aradığı ortaya çıktı. Ve Merve ona yine Sarmaşık'ta yaşamaya başlamasını teklif etti. Hatta bir ev bulmasına yardımcı da oldu. 96'daki büyük iftira olayından sonra böyle bir şey olamaz gibiydi ama 4 kadın, yine ilk gençliklerinde olduğu gibi arkadaş olmaya başlamışlardı.





1. bölümün olaylarından biri de Oya ile Serhan'ın koşu yaparken karşılaşmasıydı. Yolda yürüyen bir adamın baygınlık geçirmesi, Oya'nın duruma müdahalesi ve o sırada oradan geçen Serhan'ın da olaya dahil olmasıyla ilk defa karşı karşıya geldiler. Birbirlerinin kim olduğunu bilmiyorlardı. 



Oya, sitede çocuklar için düzenlenen bir etkinliğe katılmayı kabul etti. Eskiden yaşanmış olan o kötü, hatta kötü ötesi olaylardan dolayı bu toplumdan ve eski arkadaşlarından kaçmamaya kararlıydı. Onlarla bu konuda konuşmaya da niyeti yoktu. Bu partide Arzu Merve'ye Oya'nın sitedeki havuz kulübünün açılmasını istediği yalanını söyleyerek ona karşı kışkırtmaya çalıştı. Merve bunu istemiyordu. Sitede kendisinin istemediği bir şeyin olmasına hiç alışık değildi. Yıllardır onun ekürisi pozisyonunda olan Pelin kraliçenin damarına nasıl basılacağını gayet iyi biliyordu. Çok rahat bir şekilde yalan söyleyen bir insandı kendisi bu arada. Merve bunun üzerine Oya'ya gidip birtakım manidar sözler etti. İmalı sözlerle 1996'da gerçekleşen olayı hatırlatarak ona haddini bilmesi gerektiğini söyledi. Çok iğrenç görünüyordu bunları söylerken. Oya şaşırmıştı tabii, kendisine bu sözlerin söylenmesinin sebebini anlamamıştı. 


Ufak Tefek Cinayetler 1. bölüm Arzu'nun, bir parti sırasında Pelin'den kocasının arabasında bulduğu hırkanın Merve'ye ait olduğunu duyduktan sonra hışımla onun bulunduğu odaya gitmesiyle bitti. Arzu bu şekilde yanına gelince Merve de, o sırada söylediği şeylerin anlamını sormak için yanına gelmiş olan Oya da çok şaşırdılar. Pelin de telaşla Arzu'nun peşinden koşup oraya gelmişti.



2. bölüm için tıklayın

3. bölüm için tıklayın

4. bölüm için tıklayın

5. bölüm için tıklayın

6. bölüm için tıklayın

7. bölüm için tıklayın

8. bölüm için tıklayın

9. bölüm için tıklayın

10. bölüm için tıklayın




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Mesajınız kısa bir süre sonra yayımlanacaktır.